Reklamdan Manipülasyona Her Yönüyle “SOSYAL MEDYA”

Sosyal medya aslında hayatın tam kendisi, yaşamın bir aynasıdır, yaşadıkça yansımaları ile büyüyen bir alan ve gerçek hayatın internet dünyasına taşınmasıdır. Sosyal medya, insanlığın bağımsızlığının birlik ve beraberliğini simgeleyen gelecek mi yoksa kölesi olduğumuz mobil cihazların üzerimizdeki esaret zinciri mi?

Sosyal medya artık yaşamımızın bir parçası haline geldi. Olmazsa olmaz, vazgeçemediklerimiz arasında yer aldı. Sosyal medya bizi, bizim için en önemli olan unsurlardan koparıyor, vaktimizi alıyor. Elimize bir kitap alıp bir saat okumuyor ancak bir saatte belki yüzlerce paylaşıma bakıyoruz…
Özgürlüğümüzden, sevdiklerimizden koparırken diğer taraftan da kendi platformunda bizi onlara yaklaştırıyor. Sevdiklerimizi oradan takip ediyoruz artık. Kültürel değerlerin globalleştiği çok kültürlü paylaşımlara yaklaştıran bir zemin teşkil ediyor.
Bu çağda her gün daha fazla dijitalleşen dünyada ilişkilerimizi zedeleyip bizleri daha fazla yalnızlığa itiyor, ama ne garip ki yine de tesellimizi, bizi bu yalnızlığa iten araçlarda arıyoruz.

Sosyal medyanın insanlar üzerindeki etkisi şüphesiz fazla. Psikolojisi ve davranışları değişen bireyler söz konusu olmaya başladı. Bununla da kalmayıp vatandaş gazeteciliği kavramı ile herkes bulunduğu her yerden yayın yapar hale geldi. Reklam mecrası da buraya kaymaya başladı.

We are Social’in 2017 verilerine göre dünyada 3.819 milyar sosyal medya kullanıcısı mevcut. Ülkemizde ise mobil kullanıcı sayısı 71 milyonken, sosyal medyaya mobilden bağlanan kullanıcı sayısı 42 milyon. Kullanıcılar gün içerisinde ortalama 7 saatini bilgisayar karşısında, 3 saatini telefon üzerinden internete bağlanarak ve 3 saatini de sosyal medya platformlarında geçiriyor. TV karşısında geçirilen vakit ise ortalama 2 saat.Tablo böyleyken sosyal medyanın insanların üzerindeki etkisini anlatabilmek için yazacağımız her sözcük veya kelime kifayetsiz kalacak.

Sosyal Medya Bizi Nasıl Etkileyebilir?
Sosyal medyanın en önemli etkileşimi, bizleri geleneklerimizden ve göreneklerimizden koparıyor olması. Sosyal medyanın gelişiminden önce, dini ve milli bayramlarda, doğum günlerinde ya da ölümlerde insanlar birbirlerini arayıp hal hatır sorar, aile büyüklerine yapılan ziyaretlerde muhabbetler edilir ve insanlar arasında samimi bir ortam oluşurdu. Ama ne yazık ki bu günler uzakta kaldı diyebiliriz. Çünkü artık özel günlerde insanlar birbirlerini arayıp hal hatır sormak ya da birbirlerini ziyaret etmek yerine; gelen doğum günü bildiriminin altına kısa bir not yazarak, sayfasından konu ile ilgili bir mesaj yayınlayarak ya da yayınlanan bir gönderinin altına yorum yazarak tebrik iletmeyi yeterli buluyor.

Diğer bir etki, insanların herhangi bir konuda kendilerini ifade edebilmesi ve her konuda fikir beyan ediyor olabilmesi. Elbette herkesin ifade özgürlüğü hakkı vardır. Ancak sosyal medya mecrasında bireyleri ve toplumu tahrik ederek, konunun provoke edilmesi toplumsal olaylara neden olabilmektedir. Veya var olan olayların büyümesine ve kontrol edilemez hale gelmesine yol açabilmektedir.

Bir başka etki ise en çok bizim ülkemizde hissedilen bir etkidir. Sosyal medya uzmanlara göre yaratıcılık kabiliyetini öldürüyor. Yani yeni bir şeyler üretmektense var olanı kopyalayan ya da üzerinde değişiklik yapan bireyler kendi üretkenliklerini ve bununla birlikte toplumun üretkenliğini
azaltmakta. Nadir kişiler için ise benzersiz üretkenliğe aracı olduğu düşünülüyor. Tüm bunlar sosyal medyanın iyi ya da kötü olduğunu göstermez çünkü her şey tamamen kullanıcıların elinde yani bizim elimizde… Sosyal medya bilinçli şekilde kullanıldığında, zararlarının yanında birçok faydasının olduğunu da söyleyebiliriz.

Yetkinlik sergileme ve sosyal medya
Kişilerin kendilerini ifade edebilme ve yetkinliklerini rahatlıkla sergileyebilmeleri açısından sosyal medya kullanımı olumlu olarak etki eder. Ayrıca yaşanan bir sıkıntı ve sorunun çözümü konusunda da fayda sağlamaktadır. Özellikle sosyal sorumluluk projelerinde insanlara ulaşma konusunda çok etkilidir. Yeni gelişmeler ve güncel haberlerden anında haberdar olmamıza da faydası var.
Teknolojinin de gelişmesiyle, iletişim konusunda artık daha hızlı olmamızı sağlayan sosyal medya bu konuda bizlere sonsuz bir alan veriyor. İstediğimiz hemen her yerden, tek bir tuşla mesafe tanımaksızın birçok kanaldan sesli ya da görüntülü iletişim kurabiliyoruz. Daha önce bir yakını ile görüşmek için saatlerce hattın bağlanmasını bekleyen bizler için, teknolojinin bu denli müthiş gelişimi, bir çağ atlayarak iletişim sorunumuzu neredeyse sıfıra indirdi.
Ama aynı zamanda sanal gerçekliğe kendimizi kaptırırsak bu bizleri günden güne asosyal ve yalnız bireyler yapacaktır. Zamanla bağları kopan, tamamen bireysel, mesafeli ve birbirlerini anlamayan bir toplum yapısı oluşturacaktır.

Sosyal medya konusunda değerlendirmeler içeren ve kuvvetli bir kurumsal strateji kurmanız için ipuçları veren kitapları derledik.

Sosyal Medya Bizi Neden Kullanır
MURAT DAĞITMAÇ


Günümüzde, iletişim kanallarının önde gelenlerinden birisi haline gelen Sosyal Medya, birçok sektörün ve bireylerin bir biçimde bu mecrayla yakından ilgilenmesini adeta zorunlu kılmıştır. Sosyal medya konusunun anlaşılmasında “iletişim ihtiyaçtır” mottosuyla yola çıkabiliriz. Bundan henüz 10 yıl öncesinde iletişim ihtiyacımızı, yüz yüze iletişim metoduyla sağlıyorduk. Daha sonraki yıllar da ekonomik standartlar ve küreselleşme ile birlikte iletişim ihtiyacını karşılamak için kendini önce televizyon ile meşgul etti insanoğlu. Ancak televizyon tek taraflı bir iletişim aracı olduğu ve karşılıklı ihtiyacı karşılamadığı için bir süre sonra ondan vazgeçilmeye başlandı. İşte tam bu süreçten sonra “sosyal medya”yı bütün ağırlığıyla hayatımızda hissediyor olduk.
Sosyal medyayı umarsızca kullanmaya başladık, özellikle gençlerimiz çok fazla güvenip kullanmaya başladı, ailesinde bulamadığı sıcaklığı bu mecralarda aramaya başladı. Fakat ne aileler ne de gençler o soğuk ekranın arkasında nasıl bir zihniyet olduğunu hesaba katamadılar. En önemlisi ve tehlikesi de denetlenemeyen bir ortam olmasından dolayı suç şebekeleri ve art niyetli insanların kol gezdiği bir ortam haline gelmeye başladı. Yolda tanımadığınız bir kişi size gelip bana her gün nereye gittiğinin fotoğrafını göndereceksin, nerede yemek yediğini söyleyeceksin, ailenle gittiğin pikniğin fotoğraflarını atacaksın’ dese cevabımızın negatif olacağı kesin, fakat bunu sosyal medyada yapıyoruz.
Bu fütursuzca kullanım akabinde sıkıntıları getirmeye başladı, işte bu yüzden sosyal medyayla alakalı denetimlerin sıklaştırılması gerekmektedir. Ve en önemlisi kendimizin ve ailemizin güvenliğini tehdit edecek davranışlarda bulunmamalıyız. Sosyal medyada bir şeyler paylaşırken “bunun bana yararı nedir, zararı nedir?” diye sormak gerekir.
• Paylaşım yaparken dijital ortamda paylaşılan her şeyin, silseniz bile yedeğinin alındığının unutulmaması gerekir.
• Gençken paylaştığınız bir fotoğrafın veya yazının iş başvurusuna gittiğiniz yerde önünüze getirebileceğini.

Sosyal Medyadaki Yüzümüz
AHMET ATANER ŞAPÇI

Bu kitap, sosyal medyada öne çıkmak isteyenlere tüyolar veren bir kitap olarak dikkat çekmekte. Kitaba göre gerçek hayatta geçerli olan her şey sanal hayatta da geçerlidir. Önemsenmeyen bir sosyal medya yüzünüz varsa kendinize iyi bakmıyorsunuz demektir. Oysa sosyal medya, hayatınızın ta kendisi, gerçek hayatınızın aynasıdır. Peki kendimi ve sosyal ortamdaki yansımamı ne şekilde düzenlemem gerekir? İlk başta şunu kabul edin; gerçek hayatın tabi ki sanal hayatta da geçerliliği vardır. Bu yüzden ilk dikkate almamız gereken şey sosyal yüzünüzün de gülmesidir. Kim somurtkan, renksiz, duygusuz bakışlara göz atmak ister ki? Sosyal medyadaki yüzünüz gülmüyorsa sayfanızı ziyaret edenler size acır. Ama acıması acımasızca kısa sürer. Sonuçta kendi mutsuz hayatından kaçış ararken sizinkine yas tutacak gücü yoktur. Bu yüzden yüzünüz hep gülsün. Hem gerçek hayatta hem sanal ortamda, bu sizi daha çekici ve kalıcı şekilde tanıtıyor.
Ayrıca kitapta başarılı sosyal medya için 21 önemli not düşülmekte. Tavsiyelerden birkaçı:
• Sosyal medya çalışması zaman, enerji ve yaratıcılık gerektiren bir alandır. Hızlıca tamamlayacağınızı düşünmeyin. Yatırım yapın.
• Bir topluluğa paylaşımda bulunmamız gerekir. Verebileceğiniz bir şey yoksa kimsenin de sizi dinleyeceğine düşünmeyin.
• Aktif olmanız aynı zamanda üretici olmanız anlamına gelmez. Yaratıcı ve üretici olun.
• Kaliteli paylaşımlar çok paylaşım yapmaktan daha iyidir.
• Güncel kalın! Bugün gündemde olanı yarın kullanırsanız bir özelliği kalmayabilir.
Bu gibi tavsiyeleri uyguladığınız takdirde zaman kaybetmeden yol alabilmeniz ve ilk başta yapılan hataları yapmadan daha başarılı ilerlemenizi mümkün olacaktır.

Yeni Medya ve Gençlik
DUYGU DUMANLI KÜRKÇÜ


İletişim basit anlatımla; kaynak mecra ve hedef kitle üzerinden yapılır. Her toplumsal olay, olgu gibi iletişim de özünde dünyaları barındırır. İletişimi düşünmek için siyasetten, sosyolojiden, sosyal psikolojiden, hukuktan, iktisattan ve de diğer bilim dallarından pay almak, işin doğasında var olan bir durumdur. İletişim sürecinde günümüze kadar gelen en önemli değişken medya olgusudur. Medya sürekli teknolojiyle paralel olarak gelişim göstermektedir. Diğer bir ifadeyle teknoloji alanında meydana gelen gelişmeler mutlaka iletişim alanında da etkili olmaktadır. Bu bağlamda teknik gelişmeler beraberinde dijitalleşme olgusuyla birlikte geleneksel medyayı da etkilemiş ve yeni medya kavramı gündeme gelmiştir.
Günümüzde bilgisayar, internet, web 2.0 çevrimiçi habercilik, internet gazeteciliği, çevrimiçi sohbet, wiki, e- ticaret, dijital medya, sosyal medya, sanal uzam, sanal gerçek gibi birçok kavram ve bu kavramların açıkladığı toplumsal, kültürel ve ekonomik olgular günlük konuşmalarımızın doğal bir parçası konumuna gelmiştir. Tüm bu ekosistemi kapsayan kavram ise yeni medya olarak adlandırılmaktadır. Günümüzde yeni medya kavramı ve onun sunduğu imkânların hayatımıza girmesiyle birlikte sosyal yaşamımız, iletişim biçimlerimiz ve medya tüketim alışkanlıklarımız önemli derecede değişiklik göstermektedir.
Yeni medya araçlarının yaşamımıza girmesiyle birlikte, çoğu ülkede geleneksel medyaya karşı ilgi azalmaktadır. Özellikle genç nüfus, haber ve bilgi alma, eğlenme, sosyalleşme ihtiyaçlarını internet erişimi olan, görsel ve işitsel özelliklere sahip yeni medya araçlarından karşılamaktadır. Gençler, habere ulaşma konusunda öncellikli olarak interneti ve sosyal medyayı tercih etmektedirler.

 

İLİŞKİLER, REKLAM VE PAZARLAMA
YEŞİM GÜÇDEMİR


Yukarıda da belirtiğimiz gibi dijital medya ortamları hayatın her alanını etkilemektedir. Sosyal medya, bireye ve topluma ait her şeyi barındıran yeni bir yaşam alanı oluşturmaktadır. Değişen ve etkileşimi artan bu yeni medya ile kurumlar örgüt içinde ve dışında etkin, doğru iletişim stratejilerine ihtiyaç duymaktadırlar. Hedef kitleleri ile ilişkilerini yönetebilmek için iletişim stratejilerinde sosyal medya mecrasına odaklanmaları gerekmektedir. Bu yeni mecrada halkla ilişkiler, reklam ve pazarlama faaliyetleri yapmak için öncellikle sosyal medyayı ve onun özelliklerini iyi bilmek gerekmektedir. Sosyal medyanın en önemli özelliği, kurulan iletişimin çift yönlülüğüdür. Kurumlar hedef kitleleri ile interaktif strateji geliştirip daha fazla etkileşime geçmelidir. İşte bu kitapta sosyal medya ortamında birbirleriyle organik bağı olan halkla ilişkiler, reklam ve pazarlama alanındaki iletişim uygulamaları örneklerle ele almaktadır. Sosyal medyanın reklamda işe yarayan özelliklerinden bazıları şöyle sıralanabilir:
• Katılım: İstekli olan herkes katkı yapma ve geri dönüş sağlama konusunda cesaretlendirilmektedir.
• Açıklık: Platform üzerinden servislerin birçoğu geri bildirim ve katılıma açıktır. Oylama, yorumlama ve bilgi paylaşımını teşvik etmektedirler. İçeriği kullanmada giriş engelleri genelde bulunmamaktadır.
• Karşılıklı diyalog: İki yönlü bir iletişim ve etkileşim ortamı sağlanmaktadır.
• Topluluk: Topluluklar ortak ilgi alanları çerçevesinde bir araya gelirler.
• Bağlantılı olma: Sosyal medya sitelerinin birçoğu bağlantılı olma özelliklerini geliştirmekte ve diğer sitelere, kaynaklara ve kişilere link vererek trafik sağlamaktadırlar.
Günümüzde birçok kurum iş stratejilerini sosyal medya üzerinden geliştirmektedir. Sosyal ağlarla birlikte kurumlar güçlü bir rekabet ortamı içinde var olmaya çalışmaktadır.

 

SOSYAL MEDYA VE GENÇLİK
MEHMET EMİN BABACAN


Yaşadığımız zamanın ruhuna karşılık gelen bir kavramsallaştırma olarak ‘iletişim çağı’, bireysel ve toplumsal düzlemede hayatın bütün yönlerini bir şekilde etkilemekte ve şekillendirmektedir. İletişim çağının yeni medya formu olan ‘yeni medya ‘araçları, gündelik hayatın önemli bir parçası ve bilimsel çalışmaların konusu olmaya devam etmektedir. Yeni medya araçlarından özellikle sosyal medya olarak adlandırılan toplumsal paylaşım ağları (facebook, twitter, myspace) günümüz dünyasının en önemli fenomenlerinden olmuş durumdadır.
Modern dönemin başat unsurlarından biri olan kitle iletişim araçları, sosyal bilimciler tarafından daha çok olumsuz değerlendirilmiştir. Nitekim merkezinde iletişim araçlarının önemli bir yer tuttuğu moderniteyi ve onun oluşturduğu yaşam biçimi eleştiren Frankfurt Okulu temsilcilerinden Herbert Marcuse’un Tek Boyutlu İnsan adlı eserinde, modern toplumdaki insanın sıradan deneyimlerini, çalışmanın “tüketici, sersemletici, insanlık dışı bir kölelik haline geldiği” bir toplumsal dünyada “zahmet, saldırganlık, sefalet ve adaletsizliği” sürdüren “sahte ihtiyaçların” egemenliğinde bir alan olarak tasvir etmektedir. Marcuse ve eleştirel yaklaşıma sahip diğer birçok sosyal bilimci, modern zamanı ve onun inşa ettiği hayat tarzını eleştirirken iletişim araçlarına merkezi bir önem atfetmektedirler.
Günümüz modern hayatı ve küreselleşmenin ana unsurlarından biri olan iletişim araçları, geçen yüzyılda disiplinler arası alanda çalışılan en önemli konulardan biri olmuştur. Bugün de yeni bir form ve ürettiği enstrümanlarıyla iletişim araçları, aynı şekilde akademik, entelektüel çalışmaların konusu olmaya devam etmektedir.

 

SOSYAL MEDYA SANATI
GUY KAWASAKİ


Yazmak zor bir şey değil.
Tek yapmam gereken,
daktilonun başına oturup kanamak.
Ernest Hemingway
Tüm sosyal medya platformlarda bir “profil” sayfası bulunur. Bu sayfayı kendinizle ilgili bilgi ve görsellerle, kim olduğunuzu anlatmak için kullanırsınız. Profiliniz etkileyici olması çok önemlidir, çünkü insanlar bu sayfaya bakıp sizinle ilgili hızlı bir izlenim oluşturuyor. Profilin amacı insanların sosyal medyadaki faaliyetlerinize ilgi göstermesini sağlamaktadır. Yani aslında profiliniz dünyanın görüp değerlendireceği bir özgeçmiştir. Bu yüzden öncellikle iyi bir ekran adı seçin. Ardında profilinizde hoş, güvenilir ve yetkin biri olduğunuz izlenimi için kollarınızı sıvın. Bunun için birden fazla sosyal medya kullanıcıysanız her yerde aynı fotoğraf kullanmanızı tavsiye ederiz çünkü fotoğrafınız sosyal medyadaki logonuzdur. Böylece insanlar sizi sosyal medya platformlarında gördüklerinde kolayca tanıyabilir. Tüm bunlar yapıldıktan sonra bir motto oluşturun. Platformların çoğu, profilinizin yanına bir slogan koymanız için yer ayırıyor, iki veya dört sözcükten oluşan sloganınız sizin veya kurumunuzun varoluş nedenini anlatmalıdır.
İçerik canavarı nasıl beslenir?
Sosyal medyada her gün karşı karşıya kaldığımız büyük zorluk, paylaşacak içerik bulmaktadır. Bir başka deyişle içerik canavarı olan sosyal medyayı beslemek gerekir. Bu işi yapmanın iki yolu vardır; içerik oluşturmak ve içerikle oynamak. İçerik oluşturma işi uzun iletiler yazmayı, resim veya videolar çekmeyi gerektirir. İçerikle oynamak ise başka insanların paylaştığı kaliteli içerikleri bulup özetlemek ve paylaşmak anlamına gelir. Titiz bir yazar yazdığı her cümlede kendine en az dört soru sorar:
• Söylemek istediğim şey nedir?
• İstediğim şeyi hangi sözcüklerle ifade edebilirim?
• Mesajımı hangi imge yada deyimle netleştirebilirim?
• Bu imge bir etki yaratacak kadar taze ve yeni mi?
Sağlam bir sosyal medya stratejisi geliştirmek, en popüler platformlarda kalıcı bir yer edinmek, dijital varlıklarınızı büyütmek, pazarda daha görünür olmak ve takipçilerinizi artırmak istiyorsanız Kawasaki ve Fitzpatrick’in açtığı yoldan gidin ve sosyal medya sanatını tüm incelikleriyle öğrenin!

 

SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMALARI 1
ALİ BÜYÜKASLAN – ALİ MURAT KIRIK


Sosyal Medya, yeni iletişim teknolojileri bilgi çağının en etkili ve öne çıkan olgusu olarak dikkat çekmektedir. İnternetin yeni iletişim teknolojileri içeresindeki yeri ve önemi, sadece iletişime katkı sağlamasıyla değil, günlük yaşam içinde belirleyici bir rol üstlenmesiyle de çok daha farklı bir anlam kazanmaktadır. Ses, görüntü ve verinin aynı anda iletimini sağlayan internet teknolojisi, iletişim sistemlerinin alt yapısını baştan aşağı yenileme ve değiştirmeye başlamıştır. Dünya üzerinde bütün ülkeler, internet temelli bir sanal dünyanın parçası haline gelmiştir.
Etkileşimli web teknolojileri yeni medyaya dönüşümü hızlandırarak sosyal medyanın oluşmasını sağlamıştır. Sosyal medya son zamanlarda gelişme gösteren bir olgu olsa da günümüzde her yaştan ve her kesimden birey bu kavramın yapısı ve içeriği hakkında az çok bilgi sahibi durumdadır. Facebook, Twitter, Youtoube, gibi sosyal paylaşım ağları bireylerin ilgisini çekmekte ve sanal toplulukları oluşturmaktadır. Geleneksel medyanın çok ötesinde bir teknoloji olan sosyal medya, her geçen gün kullanıcı sayısını arttırmakta ve bireyleri kendisine bağımlı bir hale getirmektedir.
İşte bu kitapta sosyal paylaşım ağları aracılığıyla bireylerin yaşamış olduğu toplumsal dönüşüm, değişik bakış açılarıyla ele alınmaktadır. Sosyal medyanın sürekli yenilenen çehresi ve iletişim alanında meydana getirmiş olduğu önemli değişim, bu konunun araştırılma ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. İşte alanında uzman akademisyenler bu kitabı, sanal gerçekliğin kuşattığı bir dünyayı, sosyal medyayı farklı başlıklar altında incelemektedir.

 

SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMALARI 2
ALİ BÜYÜKASLAN – ALİ MURAT KIRIK


İletişim teknolojilerindeki baş döndürücü gelişim medya kullanıcılarının da bu hızlı döngüye uyum sağlayıp, medya ürünlerini hızla tüketip, her gün yeni iletişim ortamlarının üretilmesine vesile olmalarına sebebiyet vermekte. Yeni ortamların kullanımına derhal adapte olabilen özellikle genç nesil, bu hızlı tüketim kültürünün baş aktörlerinin oluşturmaktadır. Genç neslin yanı sıra daha önceki kuşaklar da bu süreçte ister istemez dâhil olmak durumundalar, aksi halde günü yakalamaları neredeyse mümkün olmamakta.
Bilginin değer kazandığı ve önemli bir noktaya geldiği günümüzde alışkanlıklarımız da teknolojik gelişmelere bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Teknolojinin hızlı bir şekilde gelişim gösterdiği günümüzde sosyal medya bireyin odak noktasında yer almaya başlamış, böylece hayat gittikçe kolaylaşmıştır.
Sosyal paylaşım ağlarında var olan içerikler, doğrudan kullanıcılar tarafından üretildiği için farklı görüşlerle karşılaşmak mümkündür. Sosyal paylaşım ağlarında alternatif fikirlerin ortaya çıkması, toplumsal gelişim açısından da büyük önem arz etmektedir.
Ayrıca sosyal medyanın geleneksel medyadan en büyük farkı, sürekli canlı kalan bir yapıya sahip olmasıdır. Etkileşim ve karşılıklı bilgi paylaşımı çift yönlü, hatta çok yönlü bir iletişim kurulmasını sağlamaktadır. Hemen hemen hiçbir maliyete gerektirmeden gerçekleştirilen paylaşımların anında geniş kitleler ulaşması dünya gündemine bir anda değişikliği uğratabilmektedir. Sosyal medyanın toplumsal açıdan olumlu ve olumsuz olduğu unutulmamalıdır. Sosyal medya sadece bireylere değil, markalara firmalara da büyük katkı sağlamaktadır. Her geçen gün sosyal paylaşım ağalarına üye olan kullanıcı sayılarında da büyük artış gözlemlenmektedir. Türkiye ise sosyal medyayı yoğun bir şekilde kullanan ülkelerin başında yer almaktadır.

 

SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMALARI 3
ALİ BÜYÜKASLAN – ALİ MURAT KIRIK

İletişim olgusu, insanlık tarihinin başlangıcından günümüze değin uzanan süreçte bireyler açısından etkin bir rol üstlenmiştir. İnsanoğlu için iletişim temel bir ihtiyaç olmasının yanında aynı zamanda bir hak olarak da nitelendirebilmektedir. Bugün iletişim birçok yol aracılığıyla gerçekleştirebilmektedir. İnternet teknolojisinin gelişim göstermesiyle birlikte bilgi değer kazanmış ve zaman-mekân sınırı ortadan kalkmıştır. Etkileşimli web teknolojisiyle sosyal medyanın ortaya çıkmasının ve gelişim göstermesini sağlamıştır. Bugün gerek Türkiye’de, gerekse de dünyada sosyal medya etkisini giderek arttırmakta ve gündem belirleme konusunda kitle iletişim araçları arasında en üst sıralarda yer almaktadır.
Facebook, Twitter, İnstagram, Youtube ve benzer sosyal paylaşım ağları, mobil iletişim teknolojisinin etkisiyle kullanım alanlarını genişletmiş ve tüm dünyada kullanılır hale gelmiştir. Sosyal medyada her yaştan her kesimden birey var olabilmekte ve karşılıklı olarak etkileşime geçebilmektedirler. Sosyal medyanın etkisiyle birlikte geleneksel medyada eski önemini kaybetmeye başlamış. Bugün sosyal medya politik yönüyle de ön plana çıkmakta, gündem belirlemekte noktasında söz sahibi olmaktadır. Burada dikkat çekilmesi gereken nokta bireyin bilinçli olarak kişisel bilgilerin sanal ortamda diğer kullanıcılara aktarmasıdır.
Bu kitap birbirinden değerli akademisyenlerin kaleme aldığı 15 çalışmadan oluşmaktadır. Kitapta sosyal medya 6 boyutuyla ele alınmıştır. Derlenen çalışmalarda sosyal medyaya sosyolojik, kurumsal, hukuksal, eğitsel, sanatsal ve kitle iletişimsel bir bakış açısıyla yaklaşılmıştır.

Bu yazıyı paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir