Kitaplar, Teknolojiye Ayak Uydurmasın

Sadece eski bayramları değil, daha birçok alışkanlığımızı da özler olduk. Teknoloji gelişmekle kalmadı, her şey oldu.

Oturduğumuz yerden alışveriş yapmaya, mutfağa gitmeden yemek yemeye, özlediklerimizin sesini duymak yerine sosyal medya hesaplarında gezmeye ve kitabı elimize almak yerine tabletimize, telefonumuza indirmeye başladık.
Hayatımız ne kadar kolaylaştı ‘oh be’ demek yerine; eski alışkanlıkları tercih edenlerdenim.

Bilgiye Erişebilmek İçin Güzel Ama…

Kitabın her türlü dijital ortamda, ekranı olan bütün elektronik cihazlarda okunabilir haline e-kitap deniyor. Taşınabilir olması, yanımızda bir kütüphane taşıyor olabilmek, teknolojiye ayak uyduruyor olmak, avantajları olarak görülüyor. Katılmıyorum. Evinde, odanda karşısına geçtiğinde seni gülümseten bir kütüphanen olmalı,
yanında taşıdığın bir kütüphaneden ziyade. Evet, bilgiye her yerde ulaşabilmek güzel, ama kitaplar sadece bilgi kaynağı değildir. Ulaşamadıklarımız, umutlarımız, hayallerimiz, umutsuzluklarımız, özlemlerimiz ve
gerçeklerimizdir. Kitaba dokunduğumda somutlaştıramadıklarımın somutlaştığını hissederim. Birçok kitaba sahip olduğunda bir odada bakabileceğin birçok pencere varmış hissini, e-kitap veremez.

Kitabın Kokusunun Verdiği His Yok

Eline aldığında kapağından fikir yürüttükten sonra arka kapak yazısına bir göz atarak merakla ilk sayfasını çevirme hissini, rasgele raflardan birinden aldığın kitabın herhangi bir sayfasını açma hissini, okuduğunuz yerlerin altını çizmenin, kitabın kokusunun verdiği hissi, not almanın verdiği hissi, bir kitapçıda, sahafta yeni kitaplar keşfetmenin verdiği hissi, beğendiğin bir kitabı ödünç vermenin hissini, başucu kitabının başucunda durmasının verdiği hissi, bir
arkadaşa içine not yazılarak hediye edilen bir kitabın verdiği hissi; e-kitap veremez.

Bu yazıyı paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir