Sanat Psikofizyolojik İçgüdüdür

Ressam Devrim Erbil, sanatın dününü, bugününü ve resimlerinin detaylarını bizlere anlattı. Erbil, “Sanat benim inandığım kadarıyla psikofizyolojik bir içgüdüdür. Yani bütün içgüdüler gibi önlenmesi, karşı koyulması güç, sizi alıp götüren bir içgüdü. Daha sonra akademi hayatım başladı. Edebiyat insanı farklı kılıyor; felsefe ve mantık eğitimi almak sizi farklı yapıyor. Ben iyi bir lisede okumanın çok şanslı bir olay olduğunu gördüm ve bu yüzden lise eğitiminin çok iyi olmasını istiyorum.” diyor.

Resim yapmaya nasıl başladınız?

Klasik bir deyişle çocukluğumda çok iyi resim yapardım. Benim inancıma göre bir çocuğun hayal gücü sınırlanmadığı sürece bütün çocuklar güzel resim yapar. Boyalar, renkler, renkli duvarlar, fırçalar zamanın enerjisidir, bir iz bırakmaktır. İz bırakmanın da bir takım felsefi anlamları vardır. Çocuklar kendilerini çizgiyle, renkle ve boyayla ifade ederler. Ben çocukluğumda resimle ve resim yapan birisiyle karşılaşmadım. Harita çizerdim ve bir yeteneğimin olduğunu da bilmiyordum fakat resme karşı bir duyarlılığım vardı. Duyarlılığımın kökeninde ise hayatımın en önemli insanı olan annemin dikiş ve nakış öğretmeni olması yatar. Annemin dikiş ve nakış öğretmeni olmasından bana geçen bir yetenek ve özellik olduğunu düşünüyorum, ama etrafımda resim çizen görmediğim içinde içimdeki duyarlılığı ifade edemiyordum. Bu yüzden duygularımı, düşüncelerimi, hayallerimi düzyazı veya sözcüklerle anlatmaya başladım. İlkokulda şiir ve öyküler yazarak başladım.

Sanat ile Yazıyı Bütünleştiriyorum

Şiirlerin hayatınızda ayrı bir yeri olduğunu biliyorum, biraz açabilir misiniz?

Evet, benim için çekilen bir belgeselde “resmin şairi” diyorlar. İlkokulu Balıkesir’de okudum, o zamanlar güzel yazı ve kompozisyon yarışmaları olurdu. Ben özellikle kompozisyon dalında katılır ve hep birincilik kazanırdım. Bu ay “Devrim Erbil Resimleri Üzerine Şiirler ve Yazılar” isimli bir kitabım çıkıyor. Bunun dışında “Titreşimlerin Büyüsü” kitabım çıktı, 7-8 yıl önce “Yüz Yüze” bir isimli kitabım çıkmıştı. Bu eserler, benim müzemin demirbaşlarıdır. Edebi kitapların çoğu yazıdır, içinde resim yoktur. Sanatla ilgili yapılan kitaplarda ise yazı sadece birkaç sayfadır, içeriklerin hepsi resimlerden oluşur. Ben kitaplarda ikisini birleştiriyorum. Sanat kitabı yazıyla bütünleşsin, şairlerin kitabı resimle bütünleşsin istiyorum.

Resimlerinizde daha çok mavi rengi tercih ettiğinizi görüyoruz, neden mavi?

Renkler birbirleriyle ilişki halindedir. Mavi yeşille birleşiyor, sarı lacivertle gibi… Size bir şiir okuyayım… Bundan yirmi yıl önce Feneryolu’nda atölyemde resim yapıyordum. Yan apartmanımda Orhan Veli kuşağının şairi Halim Şefik vardı. O da gelir resim yapardı, bir gün resim yaparken yarım bırakıp gitti, birkaç saat sonra “Devrim Erbil”e diye bu şiirle geldi.

 “Hangi paletten havalanmış bu kuşlar,

Işıklı renkleri kanatlarında toplamışlar,

Deli bir sevinçle günün birinde,

Sözbirliği edip yola çıkmışlar.

 

Gökle deniz arasında çığlık çığlığa,

Uçmuşlar uçmuşlar,

Seyrederken onları bizi,

Sanki bu uçan kümenin içindeyiz.

 

Hepsi de tertemiz pırıl pırıl,

Kim bilir nerde ki göllerde yıkanmışlar,

Ve neden sonra bir tuvalin üstünde,

Öylece kalmışlar.

 

Renkle hızın buluştuğu yerde,

Yepyeni bir yaşama varmışlar,

Her uçuşun bir sonu vardır,

Kimi kuşlar sonsuza dek uçarlar.”

Güzel değil mi? Bu, beni çok duygulandırdı ve dedim ki benim resmimi seyreden sadece şair değil; edebiyatçı, yazar, felsefeci, sanat tarihçisi, eşim, dostum, arkadaşım, iş adamı… Evinde yirmi sene benim resmimi gören bir insan acaba ne düşünüyor. Bu  böyle bir heyecanla doğdu ve bir sergiyle beraber sonuçlandı.

Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun Öğrencisiydim

Ortaokulda resme nasıl başladınız ve nasıl akademisyen oldunuz?

Ortaokula başladığım zaman sanat eğitimi görmüş Ahmet Duzelli, İrfan Yılmaz, Perihan Enge, Necip Önal, Sırrı Özbay gibi birtakım öğretmenler elimin resme yatkınlığını ve duyarlılığını gördüler. Daha sonra resim, benim dünyam oldu. Çok başarılı bir öğrenciydim, her dersten iftiharla geçerdim. Sporla uğraşan ve resim yapan, hikâye yazan ve konuşan bir öğrencilik hayatım oldu. Sırrı Bey, yaptığım bütün resimlerimi toparlayarak okul müdüriyetimize götürdü. İlk sergimi 1954 yılında lise son sınıf öğrencisiyken açtım. O zamandan beri sanatın içerisindeyim. Akademide öğrenciliğim sırasında yine sergiler açtım. Askere gidip geldikten sonra açılan sınava girdim ve kazandım. Akademinin ilk asistanlarındandım. Bedri Rahmi Bey’in öğrencisiydim.

Sanat Psikofizyolojik İçgüdüdür

Etkilendiğiniz bir isim oldu mu?

Tabii, sanat eğitiminde “usta sevgisi” diye ayrı bir parantez açarız. Belli bir süre bir sanatçı adayının bir ustanın elinden tutarak gitmesini “usta sevgisi” olarak tanımlarız ve usta sevgisini öneririz.  Ben ilginç bir şekilde daha 15 yaşımdayken nereden bulmuşsam renkli çini mürekkeplerini… Çünkü Balıkesir’de boya, resim malzemesi ve müze yoktu. Renkli çini mürekkepleriyle kutsal bir havayı solur gibi resim yapıyordum. Yaptıklarım akademideki hocaların çok ilgisini geçti. Neşet Ünal, akademi hocalarına yaptıklarımı gösterdi. “15 yaşında müze görmemiş, sanatı tanımayan bir insan nasıl bunları yapıyor.”, diye şaşkınlıkla izlediler. Sanat benim inandığım kadarıyla psikofizyolojik bir içgüdüdür. Yani bütün içgüdüler gibi önlenmesi, karşı koyulması güç, sizi alıp götüren bir içgüdü. Daha sonra akademi hayatım başladı. Edebiyat, insanı farklı kılıyor; felsefe ve mantık eğitimi almak sizi farklı yapıyor. Ben iyi bir lisede okumanın çok şanslı bir olay olduğunu gördüm ve bu yüzden lise eğitiminin çok iyi olmasını istiyorum. Mesela, kendi konumda 15 yıl arka arkaya resim yarışmaları düzenledim. Hem kendi lisem hem güzel sanatlar lisesi hem de diğer liseleri toplayarak her kategoride ödüller dağıtıyorum. Onlara bir hız ve moral vermesi için sergilerini yapıyorum. Ödül kazananlardan birçoğu sanat eğitimi yapan okullara girdiler ve başarı gösterdiler. Balıkesir’de 2000 yılında “Devrim Erbil Çağdaş Sanatlar Müzesi” açıldı, “Devrim Erbil Durağı” var, hoşuma gidiyor. Zannediyorum gelecek yıl Balıkesir’de bir “Devrim Erbil Kültür ve Sanat Haftası” yapacağız. Bunun haberi ilk siz alıyorsunuz.

Bu yazıyı paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir