Müzik Zihinsel Bariyerleri Aşıyor

Dünyanın en önemli piyano yarışmalarından biri olan Uluslararası Hamamatsu Piyano Yarışması’nda birinci olan Can Çakmur ile müzik kariyerindeki başarılarını ve yakın gelecekteki projelerini konuştuk. Çakmur, “Şu anda önümde tüm dünyada dağıtımı yapılacak ve benim için ilk olacak bir CD kaydı sonrasında iki yıl boyunca Kıta Avrupa’sının, Britanya’nın ve tabi Japonya’nın önemli salonlarında ciddi miktarda konser var. Dinleyiciler ve müzisyenler olarak hepimiz konserlerde ki etkileşimimizden faydalanırız, öğreniriz, yeni fikirler geliştiririz ve bunları paylaşırız. Önümüzdeki kayıt ve konserleri keyif alarak, her an müziği içimde hissederek ve hiçbir zaman müziğe kayıtsız kalmadan çalmak her daim en önemli hedefim.” dedi.

Müzik yeteneğinizi ilgiyle takip ediyoruz, müzik alanında kendinizi nasıl keşfettiniz?

Aslında bunu bir keşif olarak tanımlamak çok doğru gelmiyor. Bu daha ziyade müziğe karşı duyduğum bir meraktı. İçinde hiçbir müzisyen olmadığı hâlde müziğin hayatımızın merkezinde olduğu ve dinlendiği bir evde yetiştim. Doğal olarak müzik dinlemeyi, müziğin üzerine düşünmeyi hep çok sevdim. Bu nedenle, oldukça küçük yaşlardan itibaren enstrüman dersleri almayı istedim. Piyano çalmayı her zaman ciddiye almıştım ama müziğin mesleğim olmasına karar vermem çok sonraki bir döneme, piyanoyla tanışmamdan altı, yedi yıl sonrasına denk düşüyor. On iki yaşındayken, Belçika’da ilk kez katıldığım ve bir hafta süren bir ustalık sınıfı, bakışımı kökten değiştirdi, diyebilirim. Orada sadece farklı hocalarla çalışma deneyimini değil, dünyanın farklı yerlerinden gelen farklı yaşlardaki müzisyenlerle tanışma olanağını da yakalamıştım. O noktadan sonra hobi olarak çaldığım piyanoyu hayatımın merkezi hâline getirdim. O ortamı görmek, piyano müziğiyle yoğun, iç içe bir hafta geçirmek tam anlamıyla bir dönüm noktasıydı.

İyi Bir Yaşam ve Doğru Bir Toplum

Müziğin sizdeki karşılığı nedir, nasıl tanımlayabilirsiniz?

Müziğin, tarih boyunca yine hayatımıza dair olmakla birlikte sözün veya resmin dokunmadığı bir alanda işlev gören bir ifade aracı olduğunu düşünüyorum. Kimi anlatıları sözle ya da görsellikle gerçekleştirmek mümkün olamayabiliyor ya da müziğin varlık nedeni sözlerin bazen yetersiz kalmasıdır demek mümkün. Beethoven’ın Eroica Senfonisi’ni ilk kez dinleyecek olan birine yaşayacağı deneyimi hangi kelimelerle anlatabilirsiniz? Eroica’nın uyandıracağı hisleri betimlemenin herhangi bir yolu var mıdır? Müzik, birçok koşulda ve birçok nedenle oluşmuş/oluşturulmuş zihinsel bariyerleri aşıp ruhumuza doğrudan tesir etme gücüne sahip bir anlatı aracı. Kimi zaman ise daha iyi bir yaşam ve doğru bir toplum kurmak adına sözün başlatamadığı dönüşümü tetikleyecek kadar yüksek bir gücü olduğuna inanıyorum.

Müziğe Kayıtsız Kalmadan Çalmak

Dünyanın en önemli piyano yarışmalarından biri olan Uluslararası Hamamatsu Piyano Yarışması’nda birinci oldunuz. Müzik alanındaki başarılarınızla ülke olarak gururlanıyoruz. Yakın gelecekteki hedeflerinizi konuşmak isteriz, neler söyleyebilirsiniz?

Çok teşekkürler, kıvanç duydum. Şu anda önümde tüm dünyada dağıtımı yapılacak ve benim için ilk olacak bir CD kaydı sonrasında iki yıl boyunca Kıta Avrupa’sının, Britanya’nın ve tabi Japonya’nın önemli salonlarında ciddi miktarda konser var. Dinleyiciler ve müzisyenler olarak hepimiz konserlerde etkileşimimizden faydalanırız, öğreniriz, yeni fikirler geliştiririz ve bunları paylaşırız. Önümüzdeki kayıt ve konserleri keyif alarak her an müziği içimde hissederek ve hiçbir zaman müziğe kayıtsız kalmadan çalmak her daim en önemli hedefim. Önümüzdeki yılların nasıl şekilleneceğini ise zaman gösterecek. Bütün bu değişimin ve hızlı temponun içinde bulunduğum anı yaşamanın ve değerlendirmenin özellikle önemli olduğunu düşünüyorum.

 

Röportajın devamını www.ktpkitabevi.com ‘dan temin ederek okuyabilirsiniz

Bu yazıyı paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir