Erdoğan Operasyonu


/ 26.08.2017

Erdoğan Operasyonu

Mahir Kaynak - Ömer Lütfi Mete


Erdoğan Operasyonu 

Mahir Kaynak-Ömer Lütfi Mete


Eski MİT istihbaratçısı Mahir Kaynak ve Gazeteci Yazar Ömer Lütfü Mete’den çarpıcı bir çalışma… Küresel sermaye; klasik alışkanlıkları olan borçlandırma yolu ile ülkeye aktarılan kaynağı, küresel sermayeye dönecek şekilde harcatma ve borç üzerinden ülkeleri tehditle askeri siyasi baskıları kabullenmeye mecbur bırakma, oyununa direnen Erdoğan’ı ister miydi?


Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi yönetmeye talip olduğu ilk günden bu yana hedefte. Hedefte olmanın yanı sıra da sürekli “Geleceğin Devlet Başkanı” olmaması için yoluna engeller koyuldu. Ama tüm bunlar ne İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna, ne Başbakanlık koltuğuna ne de Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmasına engel olabildi. “Muhtar bile olamaz” dediler, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı oldu. İktidarları boyunca, yargı bürokrasisi ve çeşitli yapılar ile uğraşırken, adeta ana muhalefetin başvuruları ile halkın taleplerini engellemeyi ‘devleti korumak’ zanneden kurumların engellemelerine takıldı. Partisi, halk adına kullanmak istediği yasama yetkisi nedeniyle kapatma davaları ile cezalandırılmak istendi. İktidarın muktedirliğe dönüşmesini istemeyenlere karşı uzunca bir süre tedbirli ilerledi Ak Parti iktidarları. Hem de kitlelerinin taleplerini geciktirme pahasına.


Kitap Yeniden Basıldı 

Kitap 2008’de yapılan ilk baskısından sekiz yıl sonra 15 Temmuz Darbe Girişiminin ardından yeniden basıldı. Altıncı baskısı yapılan ve baskı adedi toplam 35 bine ulaşan kitap okurlarla yeniden buluştu. Kitabın ilk yayımlandığı 2008’den bu yana Gezi Olayları (2013), 17-25 Aralık (2013) ve 15 Temmuz Darbe Girişimi gibi büyük badireler atlatıldıktan sonra, bilhassa öngörüleri ve vurguladığı gerçekler açısından bu kitabı şimdi yeniden ve başka türlü okumak gerektiği ortada. Kitabın yayımlandığı günden bu yana, Türkiye’de hem dış politikada hem de iç politikada birçok olay yaşandı. Dolayısıyla geldiğimiz noktada görüyoruz ki “Erdoğan Operasyonu” henüz tamamlanabilmiş değil. Peki, neden Erdoğan istenmiyor? Küresel aktörler tarafından daha önce başarılamayan tasfiye girişimleri, Gezi Olayları (2013), 17-25 Aralık (2013) ve 15 Temmuz Darbe Girişimi (2016) gibi büyük siyasi operasyonlarla yeniden sahneye konulmaya çalışıldı. Ancak bu girişimler de tıpkı diğerleri gibi milletin iradesiyle püskürtüldü. Böylece Türkiye, Ortadoğu coğrafyasında oynanan büyük küresel oyunda, ne yapması gerektiği kendisine söylenen bir figüran değil, bir oyunkurucu olduğunu ve kendi iradesi dışında hiçbir iradeye boyun eğmeyeceğini bir kez daha ispat etmiş oldu.


BU MAKALEYİ SOSYAL AĞINDA PAYLAŞ

E- BÜLTENLER
E- BÜLTENLER
  • ZİYARETÇİ
  • /
  • LİMİTLİ KULLANIM

Erdoğan Operasyonu


/ 26.08.2017

Erdoğan Operasyonu

Mahir Kaynak - Ömer Lütfi Mete


Erdoğan Operasyonu 

Mahir Kaynak-Ömer Lütfi Mete


Eski MİT istihbaratçısı Mahir Kaynak ve Gazeteci Yazar Ömer Lütfü Mete’den çarpıcı bir çalışma… Küresel sermaye; klasik alışkanlıkları olan borçlandırma yolu ile ülkeye aktarılan kaynağı, küresel sermayeye dönecek şekilde harcatma ve borç üzerinden ülkeleri tehditle askeri siyasi baskıları kabullenmeye mecbur bırakma, oyununa direnen Erdoğan’ı ister miydi?


Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi yönetmeye talip olduğu ilk günden bu yana hedefte. Hedefte olmanın yanı sıra da sürekli “Geleceğin Devlet Başkanı” olmaması için yoluna engeller koyuldu. Ama tüm bunlar ne İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna, ne Başbakanlık koltuğuna ne de Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmasına engel olabildi. “Muhtar bile olamaz” dediler, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı oldu. İktidarları boyunca, yargı bürokrasisi ve çeşitli yapılar ile uğraşırken, adeta ana muhalefetin başvuruları ile halkın taleplerini engellemeyi ‘devleti korumak’ zanneden kurumların engellemelerine takıldı. Partisi, halk adına kullanmak istediği yasama yetkisi nedeniyle kapatma davaları ile cezalandırılmak istendi. İktidarın muktedirliğe dönüşmesini istemeyenlere karşı uzunca bir süre tedbirli ilerledi Ak Parti iktidarları. Hem de kitlelerinin taleplerini geciktirme pahasına.


Kitap Yeniden Basıldı 

Kitap 2008’de yapılan ilk baskısından sekiz yıl sonra 15 Temmuz Darbe Girişiminin ardından yeniden basıldı. Altıncı baskısı yapılan ve baskı adedi toplam 35 bine ulaşan kitap okurlarla yeniden buluştu. Kitabın ilk yayımlandığı 2008’den bu yana Gezi Olayları (2013), 17-25 Aralık (2013) ve 15 Temmuz Darbe Girişimi gibi büyük badireler atlatıldıktan sonra, bilhassa öngörüleri ve vurguladığı gerçekler açısından bu kitabı şimdi yeniden ve başka türlü okumak gerektiği ortada. Kitabın yayımlandığı günden bu yana, Türkiye’de hem dış politikada hem de iç politikada birçok olay yaşandı. Dolayısıyla geldiğimiz noktada görüyoruz ki “Erdoğan Operasyonu” henüz tamamlanabilmiş değil. Peki, neden Erdoğan istenmiyor? Küresel aktörler tarafından daha önce başarılamayan tasfiye girişimleri, Gezi Olayları (2013), 17-25 Aralık (2013) ve 15 Temmuz Darbe Girişimi (2016) gibi büyük siyasi operasyonlarla yeniden sahneye konulmaya çalışıldı. Ancak bu girişimler de tıpkı diğerleri gibi milletin iradesiyle püskürtüldü. Böylece Türkiye, Ortadoğu coğrafyasında oynanan büyük küresel oyunda, ne yapması gerektiği kendisine söylenen bir figüran değil, bir oyunkurucu olduğunu ve kendi iradesi dışında hiçbir iradeye boyun eğmeyeceğini bir kez daha ispat etmiş oldu.


BU MAKALEYİ SOSYAL AĞINDA PAYLAŞ

E- BÜLTENLER
E- BÜLTENLER