KAPAK

Modernite karşısında sahafların direnişi


GÜLSÜN UÇAR / 18.05.2017

        Hazırlamış olduğum Modernizm Karşısında Sahafların Direnişi adlı çalışma bir buçuk aylık süreci kapsamaktadır. Bu çalışmayı sorularım üzerinden röportaj yoluyla zenginleştirmek istedim ve içinde demografik bilgilerin, sahaflık ömürlerinin, kimden devraldıklarının veya kime devredeceklerinin, internet kitapçılığına bakış açılarının, hükümetin sahaflara yaklaşımının yer aldığı bir soru listesi hazırladım. Meslek ömürleri sahaf olarak tanımlanmaları için önemliydi. Öte yandan bu mesleği tercih etmelerine neden olan kişiler ve çevre de sahafların nasıl bir ortamda yetiştiklerini anlamak ve ona göre değerlendirmek açısından faydalı olacaktı. Bir diğer husus, sahafların kimler tarafından tercih edildiği yani müşterilerin demografik kimliğiydi.

Geçmiş ve güncel profil olarak iki kategoride değerlendirmelerini rica ettim. Modernite denince sahafların modern problemi olarak internet kitapçılığına değindim ve satışlarının ne derece etkilendiğini sordum. Sorularımın içinde bir soruda müşteriler için hazırlanmış bir soruydu. Eski sahaf müşterilerine internet kitapçılığını nasıl değerlendirdiklerine dair bir soru yönelterek onların çerçevesinden bakmayı faydalı buldum. Çok köklü bir geçmişe sahip olan sahafların bu tarihi süreçte hükümetlerin yaklaşımlarının arasındaki farkların nasıl olduğu hakkında da bir soru yönelterek aslında son durumlarının sebebini aydınlatmak istedim. Ve soru listemdeki son soru sahhaf ortamında cinsiyet dağılımı ve bu dağılımın mesleğe etkileri babındaydı. Farklı perspektiflerden aldığım yanıtlar bu çalışmayı yeniden değerlendirmeme ve zenginleştirmeme katkısı olacağını düşündüm. 

         Bu konuyu seçmemdeki ilk neden bir sahhaf müşterisi olmam ve ortamdan çok etkilenmemdi. Tarih bölümü öğrencisi olmam tetikleyici bir diğer unsur da olabilir; daha doğrusu teşvik edici bir unsur. Çünkü Beyazıt Sahaflar Çarşısı içinde neredeyse her köşesinde tarihi bir doku, anı, his taşıyan bir mekân. Fazlasıyla da otantik olması beraberinde geliyor. Aslında müşteri olarak sahhafların sıkıntılarına dair bir düşüncem ya da varsayımım olmadı. Proje kapsamında konuyu ele alınca sorgulamam gereken bir durum olarak değerlendirdim. Ulaşım açısından da elverişli olması, projemde kararlı olmamdaki bir başka unsur oldu. Ve bu çalışma benim sahaflarla (yerli)  iletişim kurmam için bir fırsattı. Bu sayede onların kültür ve ilim birikimlerinden yahut hatıralarından bir kısmını dinleme şansı yakalayacaktım. Aklıma gelen kadarıyla ya da anlatabildiğim kadarıyla bu sebepler konumu belirlememde oldukça etkili maddelerdi.  

       Bir diğer alan ise proje tasarım mahal olarak belirlediğim Beyazıt sahaflar çarşısında sahaflarla röportaj yapmaktı. Bu süreçte gittiğim her dükkândan onay yerine yönlendirilmiş bir halde çıktım. Çünkü genç yaştaki esnaflar çok daha köklü sahaflar varken konuşmayı uygun bulmadılar. Onların yönlendirmeleri sayesinde yaklaşık 40 dükkândan 5 tane isim belirledim ve onlarla görüşmeyi talep ettim. Taleplerim olumlu sonuç aldı. Röportaj yoluyla kurduğum diyalog elbette ki gözlemlerimle bir bütünlük sağladı. En önemlisi bu eski sahafların kütüphanelerinin içinde röportaj yapmam onların bana anlatmak istediklerini kendi materyalleriyle desteklemelerine katkı sağladı. Örneğin İbrahim Manav’ın tezhip çalışmalarından birkaçını rafından seçtiği kitaptan göstermesi gibi. Görüşmelerimi ses kaydıyla sağladım ve gözlemlerime göre bu onlarla daha samimi bir sohbet alanı sağlamamda etkili oldu. 40 dükkân içinden seçtiğim 5 kişi sahaflık mesleğinde oldukça ehil kimselerdi yani işin erbabı denecek insanlardı. Sahaflar Dernek Başkanı Adil Sarmusak, Turan Türkmenoğlu, İbrahim Manav, Ayşegül Bardakçı, Ali Yılmaz‘dan oluşan konuşmacılarımla olan görüşmelerim onların röportaj esnasında ziyaret eden arkadaşları sayesinde daha derin bir muhteva kazandı.


BU MAKALEYİ SOSYAL AĞINDA PAYLAŞ

E- BÜLTENLER
E- BÜLTENLER
  • ZİYARETÇİ
  • /
  • LİMİTLİ KULLANIM

KAPAK

Modernite karşısında sahafların direnişi


GÜLSÜN UÇAR / 18.05.2017

        Hazırlamış olduğum Modernizm Karşısında Sahafların Direnişi adlı çalışma bir buçuk aylık süreci kapsamaktadır. Bu çalışmayı sorularım üzerinden röportaj yoluyla zenginleştirmek istedim ve içinde demografik bilgilerin, sahaflık ömürlerinin, kimden devraldıklarının veya kime devredeceklerinin, internet kitapçılığına bakış açılarının, hükümetin sahaflara yaklaşımının yer aldığı bir soru listesi hazırladım. Meslek ömürleri sahaf olarak tanımlanmaları için önemliydi. Öte yandan bu mesleği tercih etmelerine neden olan kişiler ve çevre de sahafların nasıl bir ortamda yetiştiklerini anlamak ve ona göre değerlendirmek açısından faydalı olacaktı. Bir diğer husus, sahafların kimler tarafından tercih edildiği yani müşterilerin demografik kimliğiydi.

Geçmiş ve güncel profil olarak iki kategoride değerlendirmelerini rica ettim. Modernite denince sahafların modern problemi olarak internet kitapçılığına değindim ve satışlarının ne derece etkilendiğini sordum. Sorularımın içinde bir soruda müşteriler için hazırlanmış bir soruydu. Eski sahaf müşterilerine internet kitapçılığını nasıl değerlendirdiklerine dair bir soru yönelterek onların çerçevesinden bakmayı faydalı buldum. Çok köklü bir geçmişe sahip olan sahafların bu tarihi süreçte hükümetlerin yaklaşımlarının arasındaki farkların nasıl olduğu hakkında da bir soru yönelterek aslında son durumlarının sebebini aydınlatmak istedim. Ve soru listemdeki son soru sahhaf ortamında cinsiyet dağılımı ve bu dağılımın mesleğe etkileri babındaydı. Farklı perspektiflerden aldığım yanıtlar bu çalışmayı yeniden değerlendirmeme ve zenginleştirmeme katkısı olacağını düşündüm. 

         Bu konuyu seçmemdeki ilk neden bir sahhaf müşterisi olmam ve ortamdan çok etkilenmemdi. Tarih bölümü öğrencisi olmam tetikleyici bir diğer unsur da olabilir; daha doğrusu teşvik edici bir unsur. Çünkü Beyazıt Sahaflar Çarşısı içinde neredeyse her köşesinde tarihi bir doku, anı, his taşıyan bir mekân. Fazlasıyla da otantik olması beraberinde geliyor. Aslında müşteri olarak sahhafların sıkıntılarına dair bir düşüncem ya da varsayımım olmadı. Proje kapsamında konuyu ele alınca sorgulamam gereken bir durum olarak değerlendirdim. Ulaşım açısından da elverişli olması, projemde kararlı olmamdaki bir başka unsur oldu. Ve bu çalışma benim sahaflarla (yerli)  iletişim kurmam için bir fırsattı. Bu sayede onların kültür ve ilim birikimlerinden yahut hatıralarından bir kısmını dinleme şansı yakalayacaktım. Aklıma gelen kadarıyla ya da anlatabildiğim kadarıyla bu sebepler konumu belirlememde oldukça etkili maddelerdi.  

       Bir diğer alan ise proje tasarım mahal olarak belirlediğim Beyazıt sahaflar çarşısında sahaflarla röportaj yapmaktı. Bu süreçte gittiğim her dükkândan onay yerine yönlendirilmiş bir halde çıktım. Çünkü genç yaştaki esnaflar çok daha köklü sahaflar varken konuşmayı uygun bulmadılar. Onların yönlendirmeleri sayesinde yaklaşık 40 dükkândan 5 tane isim belirledim ve onlarla görüşmeyi talep ettim. Taleplerim olumlu sonuç aldı. Röportaj yoluyla kurduğum diyalog elbette ki gözlemlerimle bir bütünlük sağladı. En önemlisi bu eski sahafların kütüphanelerinin içinde röportaj yapmam onların bana anlatmak istediklerini kendi materyalleriyle desteklemelerine katkı sağladı. Örneğin İbrahim Manav’ın tezhip çalışmalarından birkaçını rafından seçtiği kitaptan göstermesi gibi. Görüşmelerimi ses kaydıyla sağladım ve gözlemlerime göre bu onlarla daha samimi bir sohbet alanı sağlamamda etkili oldu. 40 dükkân içinden seçtiğim 5 kişi sahaflık mesleğinde oldukça ehil kimselerdi yani işin erbabı denecek insanlardı. Sahaflar Dernek Başkanı Adil Sarmusak, Turan Türkmenoğlu, İbrahim Manav, Ayşegül Bardakçı, Ali Yılmaz‘dan oluşan konuşmacılarımla olan görüşmelerim onların röportaj esnasında ziyaret eden arkadaşları sayesinde daha derin bir muhteva kazandı.


BU MAKALEYİ SOSYAL AĞINDA PAYLAŞ

E- BÜLTENLER
E- BÜLTENLER