Okulsuz Bir Toplum


/ 26.08.2017

Okulsuz Bir Eğitim

Ivan Illich


Okulsuz Bir Toplum

Ivan Illich


Okullaştırma, eğitimle aynı anlama mı gelmektedir? Kesinlikle hayır. Herkes gün be gün bir şeyler öğrenmektedir.

Yaşamımızda okullaşma direk ve derin bir etki sahibi mi? Bu etki nasıl bir etkidir ?

Her toplumda okullaşmaya bu derece büyük bir önem ve prestij kazandıran nedir? Eğitimin işlevi bir şüphe içeriyorsa, okullaşma gerçekte ne anlama gelmektedir? Ivan Illich, bu eserinde okulun, statükonun korunmasına vesile olan araçlardan biri olduğu için bu prestije sahip olduğu yolundaki tezini kanıtlamaya çalışmaktadır. Ona göre günümüz modern ekonomilerindeki okulla, eğitim açısından etkisiz olduğu kadar, bölücü bir nitelik de taşımaktadır. 

Okullaşmaya karşı eleştirilerini Okulsuz Toplum adıyla kitap haline getirmesi ve kurumlara bir devrim çağrısı niteliğindeki “Celebration of Awareness” eserinin de yayınlanması ile Illich’in zorunlu eğitime karşı görüşleri çok daha geniş bir çevrede tanınmaya başladı ve Illich dünyanın ilgisini bir anda üzerine topladı. Yazar öğrenmenin, belirli yönetmeliklerle geliştirilen eğitim sisteminden ziyade, dayatmacı olmayan, engelsiz, işbirliğine dayanan anlamlı bir sistem içerisinde gerçekleşebileceğini savunur. Okulların, modern proleteryanın dünya dini haline dönüştüğünü savunan Illich, okulların teknoloji çağının yoksullarına beyhude kurtuluş sözü vermekten ibaret bir misyonu olduğunu belirtiyor.


Öğrenme ve Hayat 

Okul sisteminin yaslandığı ‘öğrenmenin, öğretme üzerinden ilerlediği’ tezine meydan okuyan yazar, asıl öğrenmenin okul dışı hayatta gerçekleştiğine inanır. Halk, yeteneklerin, sadece resmi bir okul sürecinin ürünü olduğunda değerli ve güvenilir olduğu telkini altındadır. Ve okulların varlığı, yoksulların kendi öğrenmelerinin kontrolünü ellerine almasını engelleyerek cesaretlerini kırmaktadır. Öğrencilerde ise katı okullardan daha serbest okullara kadar tüm sisteme, bir insanın neyi ne zaman öğrenecek olmasının belirlenmiş olmasına karşı bir direniş gelişmektedir.


Öğretmen Yetersizliği 

Öğretmen yetersizliğine değinen yazar, yabancı dil öğretmenlerinin öğrettikleri dili doğru konuşamadığını, sanat öğretmenlerinin sanatı, öğretmen olmayan bir sanatçı kadar bilmediğini de iddia ediyor. Çocukların çoğuna yeterli donanım verildiğinde öğretmenlerini geçebilecek potansiyele sahip olduğuna dikkat çekiyor. Devam zorunluluğu ve takvim uygulamasını kaldırmanın ise çözüm olabileceğini belirtiyor. 1980’lerden sonra Illich, Meksika, ABD ve Almanya’da çalışmalarını sürdürdü. ABD’de Penn State Üniversitesi’nin Felsefe ve Bilim, Teknoloji ve Toplum bölümlerinde konuk öğretim üyesi olarak ve Almanya’da Bremen Üniversitesi’nde Illich’in fikirleri çevresinde bir araya gelen “Oranlılık Üzerine Araştırmalar Döngüsü” adlı bir grupla birlikte çalıştı. Son yıllarda Oakland’da yaşayan yazar, çalışmalarını ‘oranlılık’ kavramı üzerine yoğunlaştırmıştı. İllich, en başta toplumsal cinsiyet üzerinden bölünmüş bir toplumsal yapıda oran duygusunun kaybolduğunu savunmaktaydı

BU MAKALEYİ SOSYAL AĞINDA PAYLAŞ

E- BÜLTENLER
E- BÜLTENLER
  • ZİYARETÇİ
  • /
  • LİMİTLİ KULLANIM

Okulsuz Bir Toplum


/ 26.08.2017

Okulsuz Bir Eğitim

Ivan Illich


Okulsuz Bir Toplum

Ivan Illich


Okullaştırma, eğitimle aynı anlama mı gelmektedir? Kesinlikle hayır. Herkes gün be gün bir şeyler öğrenmektedir.

Yaşamımızda okullaşma direk ve derin bir etki sahibi mi? Bu etki nasıl bir etkidir ?

Her toplumda okullaşmaya bu derece büyük bir önem ve prestij kazandıran nedir? Eğitimin işlevi bir şüphe içeriyorsa, okullaşma gerçekte ne anlama gelmektedir? Ivan Illich, bu eserinde okulun, statükonun korunmasına vesile olan araçlardan biri olduğu için bu prestije sahip olduğu yolundaki tezini kanıtlamaya çalışmaktadır. Ona göre günümüz modern ekonomilerindeki okulla, eğitim açısından etkisiz olduğu kadar, bölücü bir nitelik de taşımaktadır. 

Okullaşmaya karşı eleştirilerini Okulsuz Toplum adıyla kitap haline getirmesi ve kurumlara bir devrim çağrısı niteliğindeki “Celebration of Awareness” eserinin de yayınlanması ile Illich’in zorunlu eğitime karşı görüşleri çok daha geniş bir çevrede tanınmaya başladı ve Illich dünyanın ilgisini bir anda üzerine topladı. Yazar öğrenmenin, belirli yönetmeliklerle geliştirilen eğitim sisteminden ziyade, dayatmacı olmayan, engelsiz, işbirliğine dayanan anlamlı bir sistem içerisinde gerçekleşebileceğini savunur. Okulların, modern proleteryanın dünya dini haline dönüştüğünü savunan Illich, okulların teknoloji çağının yoksullarına beyhude kurtuluş sözü vermekten ibaret bir misyonu olduğunu belirtiyor.


Öğrenme ve Hayat 

Okul sisteminin yaslandığı ‘öğrenmenin, öğretme üzerinden ilerlediği’ tezine meydan okuyan yazar, asıl öğrenmenin okul dışı hayatta gerçekleştiğine inanır. Halk, yeteneklerin, sadece resmi bir okul sürecinin ürünü olduğunda değerli ve güvenilir olduğu telkini altındadır. Ve okulların varlığı, yoksulların kendi öğrenmelerinin kontrolünü ellerine almasını engelleyerek cesaretlerini kırmaktadır. Öğrencilerde ise katı okullardan daha serbest okullara kadar tüm sisteme, bir insanın neyi ne zaman öğrenecek olmasının belirlenmiş olmasına karşı bir direniş gelişmektedir.


Öğretmen Yetersizliği 

Öğretmen yetersizliğine değinen yazar, yabancı dil öğretmenlerinin öğrettikleri dili doğru konuşamadığını, sanat öğretmenlerinin sanatı, öğretmen olmayan bir sanatçı kadar bilmediğini de iddia ediyor. Çocukların çoğuna yeterli donanım verildiğinde öğretmenlerini geçebilecek potansiyele sahip olduğuna dikkat çekiyor. Devam zorunluluğu ve takvim uygulamasını kaldırmanın ise çözüm olabileceğini belirtiyor. 1980’lerden sonra Illich, Meksika, ABD ve Almanya’da çalışmalarını sürdürdü. ABD’de Penn State Üniversitesi’nin Felsefe ve Bilim, Teknoloji ve Toplum bölümlerinde konuk öğretim üyesi olarak ve Almanya’da Bremen Üniversitesi’nde Illich’in fikirleri çevresinde bir araya gelen “Oranlılık Üzerine Araştırmalar Döngüsü” adlı bir grupla birlikte çalıştı. Son yıllarda Oakland’da yaşayan yazar, çalışmalarını ‘oranlılık’ kavramı üzerine yoğunlaştırmıştı. İllich, en başta toplumsal cinsiyet üzerinden bölünmüş bir toplumsal yapıda oran duygusunun kaybolduğunu savunmaktaydı

BU MAKALEYİ SOSYAL AĞINDA PAYLAŞ

E- BÜLTENLER
E- BÜLTENLER