Kahramanlarımı Hayallerimde Canlandırıp Yaşatmayı Pek Severim

Şu an başucu kitaplarınız hangileri? Döne döne okuduğunuz kitaplar var mı? Tabii niçin bu kitaplar?

Bugünlerde en çok tamamlanmamış çalışmalarla baş başayım. Onları bir an önce bitirmek istiyorum. Elimin altında daha çok günlükler ve hatırat kitapları var. Esed’in, Mevdudi ve Ortaylı’nın biyografilerini okumak istiyorum. Bu vesileyle nerden nasıl bir merak ve ilgi bilmiyorum, çalışmalarını yakından takip ettiğim yazar ve düşünürlerin varsa kişisel hatıraları onları topluyorum. Bir okuma programından söz etmek gerekirse şimdilik önceliğim onlar. Hüseyin Su’nun “Takvim Yırtıkları”nı yeni tamamladım. Hüseyin Su sayesinde bir dönemin üstatlık sistemini, dini dünya görüşünün evrimini ve tabii ki bugün kabul edilmesi imkânsız bir ilişkiler ağını görmüş ve gözlemlemiş oldum. Ama dedim ya şimdi öncelik yarım kalmış kitaplarımı tamamlamak.

KO Kitabın Ortası Dergisi Eylül sayısını Turkcell Dergilik uygulamasından keyifle okuyabilirsiniz!

 

Devamını oku...

Beşeriyetin Hafızası

İnsanın eğitim ve gelişimini amaçlayan, ufku açan, gönülleri, zihinleri aydınlatan ve coşturan yegâne araçlardan biri kitaplardır. Onları bulmamızı, onlara ulaşmamızı sağlayan en önemli adreslerden birisi de elbette ki kütüphanelerdir. Her ne kadar teknolojik gelişmeler ve elektronik kitaplar nedeniyle yerlerini kaybediyorlar gibi olsa da kütüphaneler her zaman insanın entelektüel sürecinin önemli bir merkezidir.

Kütüphaneler, büyüleyici mimarileri ve eski kitap kokuları ile hâlâ edebiyatın en büyük hazineleri olarak ayakta duruyor. Neredeyse sonsuza kadar ayakta kalacakmış hissi veren bu harika yapılar, birçok kitap kurdunun hayalini süsleyen rotaları oluşturuyor. Biz de dünyanın çeşitli yerlerindeki en güzel beş kütüphane ile ilgili ilginç bilgileri sizler için derledik.

KO Kitabın Ortası Dergisi Eylül sayısını Turkcell Dergilik uygulamasından keyifle okuyabilirsiniz!

Devamını oku...

Gerçekçi Edebiyatın En Büyük Temsilci: Lev Nikolayeviç Tolstoy

Rus romanında da günümüze değin uzanan ve bitmeyeceği aşikâr olan Dostoyevski mi; Tolstoy mu tartışması. Platoncu yahut Aristotelesçi olmak; Homeros yahut Shakespeare arasında bir tercih yapmak gibi bir noktada olan bu seçim içinde benzer ontolojik yakınlıklar barındırırken aslında psikolojik olarak uzaklık içerir. Okuyucuların ister istemez taraf olduğu bu seçimin dibinde yatan tam da bu psikolojik temeldir. “Bir insana Tolstoy’u mu Dostoyevski’yi mi tercih ettiğini sorun, yüreğindeki sırrı tanırsınız.” Cümlesinin, Georges Steiner’ın Tolstoy mu Dostoyevski mi ismiyle yayımladığı eleştiri denemesinin kapak üzerinde slogan olarak durması bahsedilen psikolojik zeminden kaynaklı olsa gerek. Felsefenin soyut biçimde sorduğu büyük soruları edebi tarzda canlandıran bu iki büyük usta içinde, E. M. Forster ‘a göre “Tolstoy’la boy ölçüşebilecek bir İngiliz roman yazarı yoktur.”  yorumuyla bir tarafı seçer görünür.

KO Kitabın Ortası Dergisi Eylül sayısını Turkcell Dergilik uygulamasından keyifle okuyabilirsiniz!

Devamını oku...

İyi ve Kötünün İç İçe Geçtiği Bir Dünyada Yaşıyoruz

Türkiye’de İslâmcılık, muhafazakârlık, kültürel iktidar ve eğitim alanlarındaki toplumsal algıyı konu edindiğiniz sosyolojik analizleriniz; “Bi ters Bi Düz” ile yayınlandı. Size göre neyimiz ters, nelerimiz düz; daha ne kadar yolumuz var?

Hayatın örgüsü; haroşa gibidir. İnsanlar da öyledir; bir tersi bir de düzü vardır. İyi ve kötü taraflarımızın iç içe geçtiği bir dünyada yaşıyoruz. Eleştirdiğimiz bir şeyin çok beğendiğimiz tarafları da olabilir. Bu kitap, böyle bir bütün bakışı taşıdığı için bu ismi koydum. “Bi Ters Bi Düz”de eğrisi ve doğrusuyla benim penceremden gördüklerim var. Genellemelerden ve toptancı yargılardan kaçmaya çalıştım, bir dönem siyasetin içinden topluma tanıklıklarım oldu. O tarihi dönemin izlerini de taşır. 2007- 2014 arası yazılardan seçmeler… Bazen kendi mahallemize bazen de karşı tarafa eleştiriler var. “Eğitimden kültüre, kadın meselesine, din anlayışına ve siyasete kadar pek çok alanda insanın düzü de eğrisi de var.” deyip bütünü görmeye çalışıyorum. Ayrıca hiçbir şey dümdüz ya da epeğri değil. Fuzzy /saçaklık mantık bu yazılarda rehberim oldu.

KO Kitabın Ortası Dergisi Eylül sayısını Turkcell Dergilik uygulamasından keyifle okuyabilirsiniz!

Devamını oku...

Huzursuzluğumuzun Sebebi: İnsan Olmak!

Kimi pozitif düşün, pozitif olsun diyor, kimi sözcüklerin ve düşüncelerin hayatını belirliyor diyor, kimi de yaşadığın olumsuzluklar, mutsuzluklar geçmişimizin günümüze etkileri diyor. Büyük bir karmaşa söz konusu. Bu arayışımızı amacına ulaştıracak yöntemler var mı, biz yolumuzu nasıl bulacağız?

Kendi hayatımıza sahip çıkmazsak, “İyi hayat nedir?” sorusunu kendimize sorup kendi cevaplarımızı bulmaya ve ona göre yaşamaya
kalkmazsak sahipsiz kalan bir varoluşu doldurmaya yeltenen birçok kolaycı, hazır lopçu bakış, hemen sinek gibi etrafımıza üşüşecektir. Şimdiki hâlimiz de budur. Oysa “mutluluk” nedir diye araştırsak, düşünsek dahi bu berbat kolaycı bakışların ipliğini pazara çıkarmamız mümkün. Sorunuza cevabım şu: Önce ağlayacağız, sonra bize mama vermeye yanaşanlara bakacağız, bunların hepsini özellikle hemen yanımızda bitiverenleri reddedeceğiz. Biz ağlarken uzaktan üzülerek “Vah zavallı insan, ne hâle gelmiş…” diye bakan birisi var, işte onun yanına gidip “Merhaba!” diyeceğiz. Gerisi kolay.

KO Kitabın Ortası Dergisi Ağustos sayısını Turkcell Dergilik uygulamasından keyifle okuyabilirsiniz!

Devamını oku...

Ruhumuza Dokunan Romanlarıyla: John Steinbeck

Pulitzer ve Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen John Steinbeck’in çağımızın toplumsal ve insanî meselelerini ustalıkla resmettiği eserleri, modern dünya edebiyatının başyapıtları arasında yer almaktadır. Steinbeck, 27 Şubat 1902 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Kaliforniya eyaletinin Salinas kentinde dünyaya gelmiştir. Babası Prusyalı, annesi ise İrlandalıdır. Göçmen ve yoksul ırgat bir aileye mensup olan Steinbeck, çocukluk ve ilk gençlik yıllarını yaz tatillerinde civar çiftliklerde çalışarak geçirmiştir.

 

KO Kitabın Ortası Dergisi Ağustos sayısını Turkcell Dergilik uygulamasından keyifle okuyabilirsiniz!

Devamını oku...

Mor Yelekli Adam

Sinan Yağmur aslen bir eğitimci, bir öğretmen… Peki, yazarlık mesleği ile tanışmanız nasıl oldu?

Bence yazarlık-şairlik bir meslekten öte bir meziyet. Kimi doğuştan yazar doğar, aile bağı ile edebiyat ikliminin içindedir Cemil Meriç’in kızı Ümit Meriç gibi. Kimi yaşadığı çevrenin etkisi ile yazarlık yoluna farkına varmadan girmiştir. Mesela, Kahramanmaraş’ta coğrafya olarak mümbit bir edebiyat atmosferi olduğundan her iki kişiden biri edebiyata yatkındır. Kiminin de edebiyat yolunu açan yürek kahramanları vardır. Sinan Yağmur’un edebiyat yolundaki kahramanları da çeşitli evrelerde kalbine, kalemine derman olan üç ayrı öğretmeni oldu. Yazarlık yolum ne ailesel, ne de coğrafya etkisi ile değildir.

KO Kitabın Ortası Dergisi Ağustos sayısını Turkcell Dergilik uygulamasından keyifle okuyabilirsiniz!

Devamını oku...

Türk Hikâyeciliğinin Usta Kalemi: Ömer Seyfettin

Yazar, asker ve öğretmen Ömer Seyfettin, Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Türkiye’de kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Aynı zamanda Türkçülük akımının kurucularından olan Seyfettin, yazılarında; yalın, halkın konuştuğu ve anladığı bir dil kullanarak Türkçenin kendi kurallarına uygun yazılmasını, yabancı sözcüklerden arındırılmasını ve sadeleşmeyi savunmuştur.

 

KO Kitabın Ortası Dergisi Ağustos sayısını Turkcell Dergilik uygulamasından keyifle okuyabilirsiniz!

Devamını oku...

İlla ve Lâkin Güzel Ahlâk

Akademik kariyeriniz birçok insanın feyz alabileceği ve birçok insana da örnek olacak cinsten başarılarla dolu. Nasıl bir çalışma disiplininiz var? Zorlu yaşantınızın bu başarılarınızdaki etkisi nedir?

Kendimi bildim bileli her gün en az 200 sayfa kitap okurum. Kendimi hep öğrenci olarak tanımladım. Çünkü insan her an öğrenme halindedir. Zorlu yaşantımın bu başarılardaki etkisini şu şekilde açıklayabilirim: İnşirah Sure-i Şerifesi’ndeki, “Her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” ayet-i kerimesinin tecellisini her daim gördüm. Zorluklar, yaptığım her işi daha iyi yapmamı sağladı. Kolayı herkes başarır, sıradan olmamak sıra dışı olmak için zorluklarla mücadele etmek gerekir.

KO Kitabın Ortası Dergisi Temmuz sayısını Turkcell Dergilik uygulamasından keyifle okuyabilirsiniz!

Devamını oku...

Türk Havacılık Tarihinde İlklerin Adamı: Vecihi Hürkuş

İstiklal madalyalı korkusuz bir kahraman olarak adını tarihe yazdıran, Cumhuriyet döneminde zor şartlara ve çeşitli engellere rağmen imzasını attığı “Vecihi” serisi uçaklarla ilkelere imza atan Vecihi Hürkuş vefatının ardından 50 yıl geçmesine rağmen Türk milletinin hafızasından silinmiyor.

Türk havacılık tarihinin en vizyoner ve en üretken kişilerinden Vecihi Hürkuş, İstanbul Arnavutköy’de 6 Ocak 1896 tarihinde dünyaya geldi. Babası İstanbullu bir aileden Gümrük Müfettişi Faham Bey, annesi Zeliha Niyir Hanım’dır. Üç kardeşim ortancası olan Vecihi Hürkuş, çok canlı ve hareketli bir çocuktur. İlkokulu Bebek’te bitirmiş ve eğitim hayatına Üsküdar Füyuzati Osmaniye Rüştiye’sinde devam etmiştir. Üsküdar Paşakapısı İdadi’sinden sonra, sanata olan ilgisi sebebiyle Tophane Sanat Okulu’na geçti. 1912’de Balkan Harbi’ne gönüllü olarak katılarak Edirne’ye giren kuvvetler içinde yer aldı.

KO Kitabın Ortası Dergisi Temmuz sayısını Turkcell Dergilik uygulamasından keyifle okuyabilirsiniz!

Devamını oku...