Yersizliğe Yurtsuzluğa Mahkûm Edilme…

Sürgünlüğün, farklı yaklaşımlarla farklı duygular barındırdığı ifade edilse de; tek ortak nokta mecbur bırakılma durumudur. Bu mecbur bırakılma, bu yoksunluk hâli, farklı noktalardan bireyleri etkiler. Julio Cortazar, her sürgün olayı bir şoktur diyor. “Bir travma getirir beraberinde!” Çünkü sürgün edilenler bir ayrıştırmaya maruz bırakılırlar. Beslendikleri toplumdan soyutlanmışlardır. Yersizliğin, yurtsuzluğun merkezinde, başka topraklarda özgürlükmüş gibi sunulan sonu gelmeyen bir hapistir sürgün. Köksüzlüğe, kimliksizliğe bürünmektir. Edward Said’in sürgün tanımı ise şöyledir:

“Sürgün, bir insanla doğup büyüdüğü yer arasında, benlik ile benliğin gerçek yuvası arasında zorla açılmış olan onulmaz gediktir: Özündeki kaderin üstesinden gelmek mümkün değildir… Sürgünde elde edilen kazanımlar sonsuza dek arkada bırakılmış bir şeyin kaybedilmesiyle sürekli olarak baltalanır.”

KO Kitabın Ortası Dergisi Kasım sayısını Turkcell Dergilik uygulamasından keyifle okuyabilirsiniz!

Bu yazıyı paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir